Yavuz Sultan Selim'in Safeviler ile Mücadelesi


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

yavuz sultan selim

I. SELİM (Gazi Yavuz Sultan Selim Han-ı Ev­vel) (Amasya 1470) 12. Osmanlı padişahıdır. (24.4.1512 - 22.9.1520 = 8 yıl, 4 ay, 28 gün), Osmanoğulları’ndan I. İslam halifesi (29.8.1516 -22.9.1520). II. Bayezid’in (1481-1512) 8 oğlunun 4.sü ve halefidir. Annesi Dulkadiroğlu Ayşe Hatun’dur. (Elbistan 1453 - Trabzon 1505) ( Alaüddevle Bozkurt Bey’in kızı).

Babası veliaht şehzade Bayezid’in Amasya sancak beyliği sırasında doğdu. Bir müddet İstanbul’da dedesi Fatih’in yanında kalıp saray terbiyesi gördü. Babası padişah olun­ca, henüz 11 yaşında, yanına annesi verile­rek, Trabzon’a sancak beyi olarak verildi ve 1510’a kadar 29 yıl bu sancağı yönettiği için Kuzeydoğu Anadolu ve Doğu Kara­deniz bölgesinde hükümdar nüfuzu kazan­dı. Safevi tehlikesini teşhis eden ilk Osmanlı devlet adamı oldu ki bu husus onu tahta yükseltecektir. Safevi ve İran meselesini de­rinlemesine, stratejik ve askeri bakımdan inceledi. Şah İsmail’in ülkelerini aldığı Akko­yunlu şehzade ve soylularını, Türkmen aşi­retleriyle beraber Osmanlı devletine kabul edip Trabzon’la Rize arasına yerleştirdi. Bu suretle Şah İsmail’in Sünnilik’ ten Şiiliğe çevirterek ayartıp İran’a çektiği Anado­lu Türkmen aşiretlerine karşılık verdi. Ka­bul ettiği Akkoyunlu mültecilerinin en mühimmi, Yavuz’un eniştesi (teyzesinin koca­sı) ve Şah İsmail’in kayınbiraderi olan ve sancak beyliği verdiği Murad Han’dır (Kanuni devrinin Murad Paşa’sı).  Gür­cistan seferine çıktı ki, I508’de Kütayis’i aldığı sefer en ünlüsüdür. Gürcü prensliğini Osmanlı tabiiyetine alarak bu taraflar da Safeviler’in yolunu kesti.

Bu seferleri ve fetihleri İstanbul’dan emir alarak değil şahsi inisiyatifi ile yaptı. Şah, şehzadeyi babasına şikayet etti. Padişah, oğlu Şehzade Selim’e, İstanbul’dan emir almadan sefer yapamayacağını bildirdiği halde, kulak as­madı. 1508 baharında yaptığı seferle adını bütün ülkelere duyurdu. Halk arasında şehzade için “Yürü Sultan Selim, devran senindir!” nakaratlı türküler söylenmeye baş­landı. Bayburt, Erzincan, Kemah, İspir, Tortum, Narman, Oltu, Olur, Şenkaya, Şavşat, Ardanuç, Artvin, Yusufeli, Posof, Hanak, Ardahan, Çıldır, Göle, Ahıska ve Ahılkelek’i fethederek Osmanlı devletine kattığı ve buraları Şiilik’ ten kurtardığı için Sünni Anadolu halkının da minnetini ka­zandı. Divan-ı Hümayun’un Erzincan, Bayburt, Kemah ve İspir’i Safeviler’e geri vermesi emrini şerefsizlik sayan Şehzade, Divan’ın emrini yerine getirmeye mecbur oldu. Fakat izinsiz sancağını terk ederek, Kırım’da Kefe sancak beyi olan oğlu Şehzade (Kanuni) Süleyman’ı görmek bahanesiyle, ger­çekte kayınpederi Kırım Hanı Mengli Giray Han’dan yardım almak için, 1510 sonbaha­rında Kırım’a gitti. Safeviler’e toprak iade­si Osmanlı ordusunda ve halk arasında da çok kötü karşılandı ve kamuoyunda Şehza­de Selim Şah, büyük prestij kazandı. Ana­dolu’nun Safevi ajanlarınca kana boyan­ması üzerine, gözler ve ümitler, Şehzade Selim’e çevrildi. Daha şehzadeliğinde “Yavuz Sultan Selim-Şah” diye anılan şeh­zade, babasından Rumeli’nde sancak iste­di. Şehzadelere Rumeli’nde sancak veril­mek yasaya aykırı olduğu halde, Semendire ve Vidin sancakları birleştirilerek ona veril­di. Buradaki en seçkin Rumeli tımarları sipahisi ve akıncıları emrine alan Yavuz, Vidin’den Edirne’ye geldi. Şehri işgal etti.

Çorlu’da babasıyla karşılaştı, ordusunun padişaha silah çekmeyi reddetmesi üzerine (3.8.1511), Karabulut adlı ünlü atının yürük­lüğü sayesinde kaçıp hayatını kurtardı. Kı­rım’a gidip orada kayınpederi ve oğluna sığındı. Ancak II. Bayezid, oğlunu resmen asi ilanından çekindiği gibi, ordunun da padişaha Şehzade lehine baskısı artıyordu. Resmen veliaht Şehzade Ahmet'ti ve ondan sonra ve Yavuz’dan evvel gelen Şehzade Kor­kut da vardı. Her iki şehzade, orduya sığınıp tahta geçmek istedilerse de, Ordu, Şehzade Selim üzerinde kararlı gö­ründü. II Bayezid oğlunu çağırıp Yavuz le­hine tahttan feragat etti. Ağabeylerinin kendisine sadakat yemini etmeyip saltanat mücadelesine girmeleri ve bu işi Anadolu’­yu almaya kararlı olan Şah İsmail’in entri­kaları arasında yapmaları, bu yüzden Os­manlı tarihinde yeni bir fetret devri açılması tehlikesi Yavuz’u radikal tedbirle­re şevketti. Ciddi muharebelerden sonra ağabeylerini ve yeğenlerini öldürttü ve tahtın tek hakimi oldu. Tam bir itaat sağladıktan sonra çok acilleşen İran seferine çıktı.

Tags: 

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.