Yavuz Sultan Selim Dönemi Osmanlı Devleti


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

yavuz sultan selim

İran Seferi (20.3.1514-11.7.1515): İran üzeri­ne yürüyen Yavuz, Çaldıran Meydan Muharebesi’nde (23 Ağustos 1514), dünyanın 2. devleti ve ordusu olan Safeviler’i ezdikten sonra, Safevi taht şehri Tebriz’e girdi (16.9.1514). Bu tarihte şehrin nüfusu 1 mil­yonun üzerinde olup İstanbulun nüfusunun iki misli idi. Timuroğulları’ndan son Türkistan hakanı Sultan Bediüzzaman’ı (Hüseyn Baykara’nın oğlu) Tebriz’de Şah’ın elinden kurtarıp saygıyla İstanbul’a gönderdi (bu­rada öldü ve Eyüp’e gömüldü). Bir tek darbede Doğu Anadolu, Safeviler’den alı­nıp Türkiye’ye geçti. Yavuz, büyükbabası Alaüddevle Bozkurt Bey’e de merhamet etmedi, onun Dulkadir beyliğini (Maraş) ilga edip doğrudan doğruya ilhak etti. Piri Mehmet Paşa’yı gönderip Kuzey Irak’ı da fethettir­di. Osmanlı sınırını Tebriz ve Bağdat’a ve Kafkasya’nın orta kesimine dayadı. Uzun müddet için Safeviler’i tehlike olmaktan çı­kardı. Nitekim o derecede cüret sahibi olan Şah İsmail, hayatının sonuna kadar bir daha Osmanlı üzerine teşebbüste bulunma­dı. Akkoyunlu Bıyıklı Mehmet Paşa, Safe­vi Türkmen kumandanının şiddetle savun­duğu Amid şehrini(Diyarbakır) aldığı gi­bi (19.9.1515), Güneydoğu Anadolu’yu geri almak ümidinde bulunan Safevi ordusunu da Koçhisar Meydan Muharebesi’nde ezdi(4.5.1516).

Mısır Seferi (5.6.1516-25.7.1518): Osmanlı tarihinde “sefer-i hümayun” denen padişahların bizzat başkumandanlık ettik­leri seferlerin en uzunu(2 yıl, 2 ay) ve en ve­rimlisidir. Osmanlı imparatorluğunun ci­han devleti haline gelmesi, bu seferin neticesindedir. Osmanlı Türkiye ve Safevi İran Türk devletlerinden sonra dünyanın 3. kudretli devleti olan Mısır-Suriye Türk Memluk imparatorluğuna karşı açılmıştır. Sebep, Hint denizlerine çıkmak, Afrikaya ayak basmak, Kutsal Şehirler ve halife­lik gibi Memlukler’ in tekelinde bulunan İs­lami belde ve müesseseleri Osmanlılar ve Osmanoğulları namına almaktır. Cihan devletine erişmek için, bunların hepsini elde etmek şarttır.

Yavuz, Çukurova’da Memluklere tabi Türkmen Ramazanoğulları beyliğini ilhak etti(27.8.1516). Mercidabık Meydan Muharebesi’nde(24.8.1516) Suriye’yi savun­mak isteyen Memluk ordusunu imha etti. Sultan Kansu öldü ve Abbasi Halifesi III. Mutevekkil esir düştü. Halep’e giren Ya­vuz namına ertesi cuma günü, Ulu Cami’de halife olarak hutbe okundu. Suriye, Lüb­nan, Filistin fethedildi (19.9.1516-2.1.1517).

Yavuz Selim Han Şam’da 2 ay, 18 gün kaldı (27.9.1512). 3 Ekim’de Şam camilerinde de adına hutbe okundu. Halep ve Şam eyaletlerini kurarak, geçici bir istila yapma­dığını gösterdi. Vezir Yunus Paşa, Gazze yakınlarında, bundan böyle adını taşıyacak Han Yunus’ta Sina’yı savunmak isteyen Memluk ordusunu bozdu (21.12.1512). Yavuz, Kudüs’e girdi (30.12.1512). 12.000 kandille ay­dınlatılan Mescid-i Aksa’da iki rekat hacet namazı kıldı. 2 Ocak 1517’de Gazze’ye gel­di. Hiç bir cihangirin İlk Çağ’dan beri ceb­ren geçemediği Sina Çölü’nü 13 günde geçti (9-22.). Kahire açıklarında Ridaniye Meydan Muharebesi’nde Memluk ordu­sunu imha etti. Sokak sokak savunulan dünyanın en büyük beldelerinden Kahire’ye girdi (24.1). Memlukler’ in son mukavemeti kırıldı Sultan II. Tumanbay öldürüldü (13.4). Bütün Mısır, Sudan, Hicaz, Yemen ve topyekun Memluk İmparatorluğu, Ya­vuz’a itaatlerini arz etti. Mekke ve Medine’nin anahtarlarını kabul edip Mu­kaddes Emanetleri İstanbul’a gönderdi. 301 parçadan oluşan Donanmayı Hüma­yun, İskenderiye’ye demir attı. Ya­vuz, 15 gün için İskenderiye’de donanma­yı ve Delta bölgesini gon^k için Kaahire’den ayrıldı. Mısır sefe­ri, İran seferinden de büyük tesirler yaparak Avrupa ve Asya’da çok büyük akisler yaptı. Dünya dengesinin esasından değişti­ği ve bir cihan devletinin doğduğu kabul edildi. Memluk İmparatorluğu’nun bu sıra­da nüfusunun 19 milyon hesaplandığını, Yavuz’un bu devleti tek seferde ilhak ettiği­ni belirtmek gerekir (bu sırada en kalabalık Avrupa devleti Fransa’nın 12, İngiltere’nin 4,5 milyon nüfusu vardı).

Yavuz, Kahire’den çıktı (10.9) ve İstan­bul’a döndü (25.7.1518). Yolda fethedilen ülkeleri teşkilatlandırdı ve en değerli görev­liler tayin etti. İstanbul’un kaynaştığını, İs­lam halifeliğini, 3 kutsal İslam şehrini, Çukurova’dan Orta Afrika’ya ve Hint denizle­rine ulaşan ülkeleri getiren hakanı karşıla­mak için halkın haftalardan beri sabırsızca hazırlandığını öğrenince, bir gün önce gece yarısı gizlice kayıkla Sarayburnu’na geçe­rek Topkapı Sarayı'na çıktı. Halkın, lehin­de yapacağı gösterilerden utandığı meşhur­dur. 2 yıl İstanbul’da kalıp çok genişleyen devleti tanzim etti. Üçüncü seferine çıkmak üzere 18 Temmuz’da İstanbul’dan ayrıldı. Edirne yolunda ordusunun içinde otağ-ı hümayununda şirpençe denen çıbanı çı­kardı. Vaktinde hekime göstermeyi, maiyetinin ikazlarına rağmen ihmal ettiği için yara öldürücü duruma geldi. Hakan, 22 Eylül’de otağında öldü. 50 yaşında idi. ölümü, tek oğlu 25,5 yaşındaki Kanuni Sultan Süleyman vali bulunduğu Manisa’­dan İstanbul’a gelinceye kadar 8 gün sak­landı. Buluğ yaşına erişen 4 de kızı olmuş­tur, en ünlüleri Hadice Sultan’dır (1498-1582). Son sadrazamı Piri Mehmet Paşa’dır. Sultan Süleyman, babasının cenazesini sur­larda karşıladı. Fatih Camii’nde namazı kı­lındı. Sultan Selim denen camiinin yapıldığı semtteki türbesine gömüldü ve bu türbeye bugüne kadar hanedandan hiç kimse gö­mülmedi.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.