Ünlü Türk Şairi Sehi Bey'in Hayatı


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

Sehi bey (1468–1548), Türk şairi ve tezkire yazarı. Asıl adı ve kesin doğum tarihi bilinmiyor. İttifakla kabul edildiğine göre Edirnelidir; doğum ve ölüm yeri Edirne’dir. Devşirme olmak ihtimali yüksektir. Şair Necati Bey tarafından yetiştirildiği ve ölü­müne kadar üstadı ve efendisi Necati Bey’in yanından ayrılmadığı biliniyor. Sultan II. Bayezid’in oğlu Şehzade Mahmut 1504’ de Manisa valisi olduğu zaman Necati Bey nişancısı idi ve Necati Bey’den dolayı Sehi de şehzadenin maiyetinde bulunuyordu. Şehzade Mahmud 1507’de ölünce İstanbul’a döndüler. Bir yıl sonra da Necati Bey öl­dü. Şeyh Vefa Tekkesi civarındaki mezarını Sehi yaptırdı ve mezar taşına vefat için düşürdüğü tarihi kazdırdı. Sehi’yi daha sonra Şehzade Süleyman’ın divan katibi olarak ve onun valiliği esnasında yine Manisa’da görüyoruz. 1520’de padişah oluncaya kadar bu görevi devam etmiş, fa­kat Kanuni’nin padişahlığı esnasında he­nüz bilinmeyen bir sebeple uzaklaştırılmış­tır. Sonradan sunduğu bütün kasidelerin­de, eski bir kul sıfatıyla yardım dilediği ve onun kapısından sebepsiz yere uzaklaştırıl­dığı sızlanmasında bulunduğu görülüyor. Adını yaşatan tezkiresini de 1538’de tamamlayarak Kanuni’ye sunmuş, fakat um­duğu ve beklediği gibi bir karşılık alama­mıştır. Ömrünün son yıllarında Edime ve civarında mütevellilik yaptığı anlaşılıyor, öldüğü zaman 80’ini aşmış bir ihtiyardı.

Divan’ı olmakla beraber, şair olarak ne devrinde, ne de daha sonra dikkat ve ilgi çekmiş değildir. Şöhreti Heşt Behişt (Sekiz Cennet) isimli tezkire-i şuara (şairler tezki­resi) sından dolayıdır. Bu tezkire Osmanlı sahasında yazılmış şu anda bilinen ilk şair­ler tezkiresidir. Türkçe’ de bu türde ilk eser Herat’ta Ali Şir Nevai’nin yazdığı Meealisü’n- Nefais’dir. Osmanlı sahasında (Batı Türkçesi ile) Sehi ile beraber veya ondan önce bu türde eser yazan başka bir kimse olup ol­madığını bilmiyoruz. İran edebiyatında bu türün örnekleri vardı. Sehi, bunlardan Cami’nin Baharistan adlı eserinin şairlere ayır­dığı bölümünden, türün çok meşhur eseri Devletşah Tezkiresi’nden ve Doğu Türkçesi ile yazılmış Mecalisü’n Nefais’den ilham alarak Osmanlı ülkesinde yetişmiş şairlerin unutulmamaları için böyle bir eser meydana getirdiğini yazar.

Eserini alfabetik sıraya göre değil, Nevai’nin eseri gibi, 8 fazla ay­rılmıştır. Buna tabakat tarzı denir ki hayat ve şahsiyetlerinden bahsedilen kimseler zamana ve sosyal mevkilerine göre tabakala­ra ayrılarak bir arada işlenirler. Bu tarz içerisinde 229 şair hakkında bilgi verilmiştir. Eser son derece kısa özet bilgiler ihtiva eder. Bu bilgiler tatmin edici olmaktan uzaktır. Mansıb elde edebilmek endişesiyle alelacele yazıldığı intibaını vermektedir. Şairlerin ebedi değer ve hüviyetlerini tayin­de de başarılı sayılmaz. Anadolu ve Rumeli dışında yetişen Türk şairleri ile ilgilenme­miştir. Bu sebeple mesela Fuzuli gibi bir dahi tezkiresinde yer almaz. Ancak eser, Fatih ve şairin yaşadığı II. Bayezid devirleri için en yakın bir kaynaktır. Daha önceki devre­lerin şairleri hakkında da başka kaynaklar­da bulunmayan bilgiler vermiştir. Asıl ehemmiyeti, ilk olmasından, ilk defa Os­manlı şairlerini umumi bir çerçeve içine al­mış bulunmasındandır. Daha sonra gelen­ler onun çizdiği bu çerçeveyi geliştirip zen­ginleştirdiler. Bu eser beğenilen ve beğenil­meyen tarafları ile yeni benzerlerinin yazıl­masını teşvik etmiş oldu. Latifi, Aşık Çele­bi, Haşan Çelebi, Riyazi diğer meşhur Os­manlı tezkirecileridir.

Heşt Behişt 1907’de İstanbul’da basılmış ve Osman Rescher tarafından Almanca’ya çevrilmiştir.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.