Sosyal Kontrol ve Sosyalleşme Nedir?


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

Sosyal Kontrol, grupların, toplulukların, toplumların, üyesi olan ferdin davranışları­nı sınırlaması ve bu sınırlama yoluyla, bü­tününün değerlerinin fertçe benimsenmesi­nin sağlanması. Bir bakıma sosyal kontrol, ferdin bütün davranışlarının başka fertlerin davranışlarını sınırlaması veya sosyal müesseseler ve öteki birimler tarafından, kendi davranışlarının sınırlanması ve bu sı­nırlanmalarda kullanılan müeyyide, benim­seme gibi işlemler sonunda hangi değerlerin benimsendiğinin belli olması demektir. Bu­na göre, fertlerin veya sosyal grupların sosyal düzenden umulana uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik tedbir­ler.

Sosyal kontrol, çeşitli kıstaslara göre, sınıflandırılan birçok faktörleri ihtiva eder. Sos­yal kontrolün içten olması demek, kişinin kendi zihni organizasyonundan ileri gelen baskı demektir. Nitekim bütün ahlak kai­deleri, inançlar, örf ve adetler, gelenekler vb. sosyalleşme süreci vasıtasıyla kişinin doğrudan davranışını belirleyen içten kont­rolü sağlayan faktörleri gösterir.

Dıştan sosyal kontrol ise, sırf fizik baskı vasıtaları hariç olmak üzere belirli sosyal grupların organizasyonundan doğan bütün baskıları ihtiva eder. Baskı şekilleriyle dış­tan kontrolün ikna şekilleri birbirinden ayırt edilebilir. Bu iki tür, müesseselere ait olabileceği gibi, müesseselerle ilgili de olmayabilir. Aile, eğitim ve devlet müesse­seleşmiş bir kontrol rolü oynar. Fakat aynı zamanda kanunlar, mahkemeler, polis teşkilatı gibi baskı kontrolünü yapan özel müesseseler de vardır. Bütün bu müesseselerde kontrol, engelleyici veya yerine getirici müeyyidelerin kullanılması yolun­dan baskı veya ikna olarak sağlanabilir. Bazen da halk efkarı (kamuoyu), yaygın bir kontrol görevi yapar. Şüphesiz ferdin veya grubun her türlü eylemine meşruiyet veren sosyal tasvip tarzıdır. Bu bakımdan, sosyal kontrol da toplumun tasvibinin bu­lunup bulunmamasına bağlı olarak rol oy­nar. Demek oluyor ki, fertlerin veya sosyal grupların toplum düzenine aykırı davran­mamaları için toplumca alman tedbirler cümlesi, sosyal kontrol vasıtası olarak rol oynadığı gibi, bunlar yerine göre, sosyal baskı anlamında da engelleyici, kısıtlayıcı ve benzer amaçlara göre eylemi durdurucu veya caydırıcı tedbirleri öngörür.

Sosyal kontrol, özellikle toplumun istikran yönünden önemlidir. Değişmenin hız kazandığı toplumlarda, istikrarı sağlamak bakımından da sosyal kontrol tedbirlerine daha çok ihtiyaç duyulduğu muhakkaktır.

SOSYALLEŞTİRME (SOSYALLEŞME), ferdin biyolo­jik bir varlık olmaktan çıkıp belli bir top­lumla bütünleşmesinden ibaret süreç. Sos­yalleşme sayesinde fert, bir insanın, şahsi­yetini kazanır ve belirli toplum içinde ken­dini yaşamaya elverişli kılan davranışları kazanır. Sosyolojide ve sosyal antropolo­jide topluma uyma, psikolojide sosyal uya­rıcılara karşı hassasiyeti geliştirme, eğitim­de öğrenciye sosyal değerleri benimsetme ve onu topluma hazırlama, ekonomide de topluma mal etme sosyalleşme (sosyalleş­tirme) deyimiyle dile getirilmektedir.

Özellikle psikoloji, sosyal antropoloji ve sosyoloji diliyle bu kavram ferdin içinde yaşadığı toplumuyla bütünleşmesi ve dav­ranışını ona göre ayarlaması anlamına gel­mektedir. En geniş anlamıyla sosyalleşme çıraklık ve eğitimi gerektirmektedir. Bu çı­raklık, ilk çocukluk yaşından başlayarak, ömrün sonuna kadar sürer. Bazı istenme­yen hareketler karşısında, toplumun ve o toplumun kültür modelinin tepkisi söz ko­nusu olur ki, kişinin davranışını bu tepkiye göre ayarlaması gerekebilir. Bu durum­da uyma davranışının kazanılması sosyal­leştirme sayesinde mümkün olur. Bir bakı­ma eğitim, bütünüyle sosyalleşme (sosyal­leştirmeden ibarettir.

Buna göre sosyalleşme, ferdin, içinde doğ­duğu toplum ve grubun kültürünü maddî ve manevî unsurlarıyla birlikte öğrenmesi ve benimsemesidir. Sosyalleşme bir yandan ferde belli bir benlik, bir şahsiyet kazandı­ran, diğer yandan da toplumun ve grubun izafi sürekliliğini sağlayan bir süreçtir.

Bir başka anlamda da sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesi gibi hizmetler de söz konusudur. Üretim araçlarının sosyalleştirilme­si denince, bunların özel mülk halinden toplum mülkü haline getirilmesi anlaşılır ki, bu da aşırı sosyalist görüşlerin savundu­ğu sisteme denk düşer.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.