Sendika Kuruluş ve Faaliyetleri Nasıl Olur?


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

Sendika, genel anlamı itibariyle; çeşitli iş ve meslek gruplarının menfaatlerini korumak, kendi iktisadi ve sosyal meselelerini halletmek gayesiyle meydana getirdikleri mesleki topluluk veya birliklere verilen addır. Doğuşu ve tarihi gelişmesi bakımın­dan genellikle bir işçi hareketi sonucunda ortaya çıkmış olan sendikalar, günümüzde diğer meslek gruplarına da yayılmış ve işçi­lerin yanında bazı ülkelerde memurlar ve işverenler de sendika kurmuşlardır.

İşçi sendikaları, aynı iş yerinde veya aynı iş ko­lunda çalışan işçileri veyahut birbirleriyle ilgili iş kollarında çalışan işçileri içine al­maktadır.

İşveren sendikaları ise, aynı iş kolunda veya birbirleriyle ilgili iş kolunda çalışan işve­renleri içine alır.

Sendika birlikleri, belirli bir yöre veya bölge sı­nırları içinde birbiriyle ilgili olmayan çeşitli iş kollarında dahi olsa, mevcut sendikala­rın en az ikisinin bir araya gelmesiyle kurulur. Federasyonlar ise, aynı iş ko­lunda veya işkolu ile ilgili iş kollarında mevcut sendikaların en az ikisinin bir araya gelmesiyle kurulur. Konfede­rasyonlar, mevcut birlik, federasyon ve ülke çapında faaliyette bulunan iş kolu esa­sına göre kurulu sendikaların en az ikisinin bir araya gelmesi suretiyle kurulmaktadır.

İşçi sendikaları, iş şartlarını, ücret seviyesi­ni daha iyi ve elverişli hale getirmek için uğ­raşır ve bunları sağlamak için toplu iş söz­leşmeleri yaparlar.

Bir sendikanın başarılı olabilmesi için, o sendikanın temsil ettiği iş kolunda veya iş yerinde çalışan bütün personelin (işçi, me­mur veya işverenler) sendikaya girmesi şarttır. Sendika dışında kalan personel miktarı çok olduğu sürece sendika, gerek iş şartları ve gerekse ücret hakkında, işçi veya işverenlerle istediği gibi pazarlık edip toplu sözleşme yapmaya imkan bulamaz. Zira sendikaya girmemiş personel, sendika ile iş şartları ve ücret bakımından rekabet halinde bulunur.

Sendikaların faaliyetleri genel itibariyle şöyle sıralanabilir:

a) Toplu iş uyuşmazlığı çı­karmak, toplu iş sözleşmesi ve genel sözleş­me yapmak.

b) İş anlaşmazlıklarında ilgili mercilere başvurmak, görüş bildirmek ve onlardan talepte bulunmak.

c) Sosyal sigorta­lar, emeklilik ve benzeri hakların tesisine çalışmak;

d) Evlenme, doğum, hastalık, sakat­lık, ihtiyarlık, ölüm, işsizlik, grev, eğitim ve diğer sosyal ve kültürel maksatlar için tesis veya yardımlaşma fonu kurmak.

e) Üye­ler için kooperatif kurulmasına veya bizzat kurmaya çalışmak;

f) Üyelerin refah ve mesle­ki menfaatlerini ilgilendiren konularda araştırma ve incelemeler yapmak.

g) grev ve lokavta karar vermek şek­linde özetlenebilir. (En önemli görev olarak kabul edilir.)

Türkiye’de gerçek anlamıyla sendikacılık 15 Temmuz 1963’de 264 sayılı Sendikalar Kanunu ve 275 sayılı Lokavt ve Grev Kanu­nu ile başlamış sayılır. 1952’de Türkiye işçi Sendikaları Konfederasyonu “Türk-İş” adıyla, ilk defa bir üst teşkilatlanma ger­çekleştirilmiştir. Daha sonra Türk-İş bün­yesinden ayrılanlarla birlikte başka üst bir­likler de kurulmuştur.

18.10.1982 tarihli T.C. Anayasası’nın ça­lışma hayatı, sendika kurma, sendikal faaliyet, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt hakkı, ücret adaleti ile ilgili 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54 ve 55. maddeleri, bu hususlarda­ki esasları tespit etmiştir.

Tags: 

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.