III. Mustafa Dönemi Osmanlı Devleti (1717-1774)


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

Yirmi altına Osmanlı padi­şahı (1717-1774). III. Ahmet'in oğludur. Amcasının oğlu III. Osman'ın ölümü üzeri­ne kırk yaşında iken hükümdar oldu (1757). Babasının padişahlıktan çekilmesin­den sonra (1730) yirmi yedi yıl korku için­de kafes hayatı yaşadı. Bu zamanı, okuyup öğrenmekle ve özellikle tıp, edebiyat ve ge­leceğini bilmek için yıldızlarla uğraşarak geçirdiği anlaşılmaktadır. Söylendiğine göre, birkaç kez zehirlendiği halde, öğrendiği ilaçlarla kendi­ni ölümden kurtarmıştır.

İÜ. Mustafa, Ülkeyi kal­kındırmak, halkın güven­liğini sağlamak istiyordu. Görevini kavramış, iyi ni­yetli, yetenekli bir hü­kümdardı. Devleti güç­lendirmek için askerlikte yenilik yapılmasını ge­rekli görüyordu. Büyük  vezir Koca Ragıp Paşayı görevde bıraktı. Barış yanlısı olan Koca Ragıp Paşa, daha çok dışişleriyle, padişah da iç so­runlarla uğraştı. III. Mus­tafa, mâliyeyi düzeltme­ye önem verdi. Yapılan yolsuzlukların önü­ne geçmeye çalıştı. Haremin ve sarayın gi­derlerini azalttı. Ülkede kullanılan çeşitli paraların neden olduğu karışıklığı gider­mek için Önlemler aldı. Fakat bu çabalar is­tenilen sonucu vermedi. Vergilerini ödeye­meyecek duruma düşen köylüler, kasaba ve şehirlere göç etmeye başladılar. Bu yüz­den ekilen topraklar azaldı; devletin geliri düştü. Padişahın tutumlu davranması da çevresindekiler tarafından iyi karşılanma­dı.

Mustafa, ordu ve donanmanın yeniden düzenlenerek güçlendirilmesini gerekli görüyordu. Fakat Yeniçeri ocağına dokuna­madı. Topçu sınıfını ve Tophaneyi düzelt­meye çalışta. Baron de Totta "Sürat Topçu­ları" adında bir askeri birlik kurdurdu. Ye­ni biçimde hafif toplar döktürdü. Tersane­lerle ve gemi yapımıyla yakından ilgilendi. Rusların Çeşme'de Türk donanmasını yak­maları üzerine, yeni bir donanma hazırlan­masına çalıştı. Bu donanmanın subaylarını yetiştirmek için Mühendishane-i Bahri-i Hümayun u kurdundu (1773).

Rusya'nın davranışları, Osmanlı devleti için tehlikeli olmaya başlamıştı Çariçe II. Katerina Kırım'ı ve Kaf­kasya'yı almak, Karade­niz'de donanma bulun­durmak, Boğazlardan ge­çiş serbestliği sağlamak ve Balkanlarda Rus­ya'dan yana olan devlet­ler kurmak istiyordu. Lehistan'ın içişlerine karışa­rak gözdelerinden Stanislav Ponyatovski' yi zorla bu ülkenin kralı seçtirdi.

Bunun üzerine Leh milli­yetçileri, Ruslara karşı si­laha sarıldılarsa da başarı kazanamadılar ve dağıl­dılar. Bunların bir bölümü, sının geçerek bir Türk kasabasına sığındı.

Arkalarından gelen Rus askerleri, Lehlerle birlikte birçok Türk'ü de Öldürdüler. Osmanlı devlet adamları, Lehistan'ın Rusya’nın yöneti­mine girmesini uygun görmüyordu. III. Mustafa, Rusya ile savaş yapılmasını isti­yordu. Savaşa karşı olan Koca Ragıp Paşa, daha önce ölmüştü. Savaş için başka ne­denler de vardı. Padişaha yaranmak iste­yen devlet adamlarının baskısıyla Rus­ya'ya savaş açıldı (1768). Çarpışmalar, Tuna ile Dinyester ırmakları arasındaki yerlerde başladı. Osmanlı ordusunun başında güçlü komutanlar yoktu; asker de düzen ve di­siplinden yoksundu. Ruslar, Boğdan ve Ef­lak'a yayıldılar. İsmail kalesi yakınlarında Kartal'da yapılan savaşta Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı. Ruslar, Tuna'yı geçerek Dobruca'ya girdiler. Kırım'a da bü­yük bir ordu gönderdiler. Kırım hanı İstanbul'a kaçmak zorunda kaldı. Baltık deni­zinden kalkan ve İngilizlerden yardım gö­ren bir Rus donanması, Cebelitarık'tan geçerek Akdeniz'e girdi; Mora kıyılarına yanaştı. Rumların çıkardıkları ayaklanma bastırıldı. Mora kıyılarından ayrılan Rus donanması Çeşme'de bulunan Türk donanmasını yaktı (1770). Savaş birkaç yıl da­ha sürdü. III. Mustafa, savaşın kazanılama­yacağını anladı. Onurlu bir barış yapılması için girişimde bulundu; fakat bundan bir sonuç alınamadı. Savaş yeniden başladı. Bu sırada hastalanan III. Mustafa çok geçmeden öldü.

III. Mustafa, değerli bir hükümdardı. Bayındırlık işlerine önem verdi, İstanbul'un su ihtiyacını  karşılamak için yeni bir bent yaptırdı; su yollarını onarttı. Laleli camisini ve depremde yıkılan Fatih camisini yeniden yaptırdı. Müneccimlerle uğurlu günlerin belli edileceğine ve başarılı olacak komutan seçileceğine inanıyordu. Avrupa krallarının iyi müneccimlerle ülkelerini kalkındırdıklarını sanıyordu. Çeşitli ülkelerden birçok müneccim getirtmişti. Prusya kralı El-Frederik'ten elçi Ahmet Resmi Efendi aracılığıyla üç müneccim istedi. El- Frederik buna karşılık, 1) Tarih okumak ve eski tecrübelerden yararlan­mak, 2) Orduyu her zaman savaşa hazır bulundurmak için, askerleri sürekli olarak talim ettirmek, 3) Savaş için hazineyi her zaman dolu bulundurmak gibi üç münecci­mi olduğunu, bundan başka müneccimi bulunmadığının padişaha söylenmesini el­çiden istedi.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.