Hukukta Ceza Kavramı


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

CEZA, suç olarak kabul edilen fiillere tatbik edilen yaptırımlar(müeyyideler)’dır. Başka bir ifade ile “suç işleyen kimse hakkında tatbik edilen kanuni bir yaptırımdır.”

Cezalar, mala, cana ve hürriyete yöneldi­ğinden insan için çok önemlidir. Bu yüzden cezalar, diğer hukuki yaptırımlara nazaran çok daha sıkı kural ve prensiplere bağlanmıştır. Bu prensiplerden bazılarını belirtmek faydalı olacaktır:

Cezaların Kanuniliği Prensibi: Ceza, mutlaka bir kanuna dayanır. Hangi fiillerin suç sa­yılacağını ve suç sayılan fiillere hangi ceza­lann uygulanacağını ancak kanun tayin eder. Bu, klasik ceza hukukunun “kanun­suz suç ve ceza olmaz” prensibine dayanır. Türk Ceza Kanunu (TCK)y 1. maddesinde, bu prensibi kabul etmiştir. Bunu ikmal için de, “suç, işlendiği zamanın kanununa tabi­dir. "(TCK 2/2 maddesini ilave etmiştir.) Klasik ceza hukukunun bu temel prensibi, komünist ve faşist ülkelerde kaldırılmıştır. Bu cümleden olarak, komünist Rusya, bu prensibi daha, 1917 senesinde kaldırmıştır.

Cezaların Şahsiliği Prensibi: Bir Suçtan dolayı, ancak onu işleyenin cezalandırılmasıdır. Herkesin yalnız kendi fiilinden mesul ol­masıdır. Cezanın, suçlunun yakınlarına tatbik edilmemesidir. Eskiden cezalar, yalnız suçlunun kendisine değil, yakınlarına da uygulanırdı. Ceza yaygındı, kollektifti. Bu düşünce, Şarkta, İslamiyet Garpte ise modern ceza hukuku tarafından kaldırıldı. Böylece, cezaların şahsiliği esası kabul edildi.

Cezaların Eşitliği Prensibi: Aynı suçlara aynı cezaların verilmesini ifade eder.

Cezaların Taksimi: Cezalar, çeşitli yönlerden taksim edilmektedir.

I. Cisme karşı cezalar: ölüm ve dayak cezası.

II. Hürriyeti bağlayıcı cezalar: Ağır ha­pis, hapis, sürgün ve hafif hapis.

III. Bazı haklardan mahrumiyeti gerektiren cezalar: Amme (kamu) hizmetlerinden memnuiyet, (yasaklanma) meslek ve sanat­tan men, emniyet-i umumiye (genel göze­tim altında) nezaretinde tutulmak, babalık ve kocalık haklarının alınması ve kanuni mahrumiyet.

IV. Mameleke (maddi varlığa) ilişik cezalar: Para cezası ve müsadere.

Cezaların mahiyeti ve gayesi: Bazı yazarlara göre, “suç bir hastalık ise ceza onun ila­cıdır.” O halde, suçluya ceza vermekle elde edilmek istenen bir “gaye” vardır.

-   Cezada bir “öç alma” duygusu vardır: Bu, insanın tabiatından gelen bir tepkidir. Bir çocuk, canını yakan taşa, masaya, bir eşyaya eli ile ayağı ile vurur. Ondan öcünü aldığına inanır. İlkel insan da böyledir. Ca­nını yakan her şeyden “öcünü almak” is­ter. Bunlardan anlaşılıyor ki, cezaların için­de bir “öç alma” duygusu vardır.

-   Cezada bir “kefaret” düşüncesi vardır: Suç işleyen kimsenin ahlaki dengesi bozulmuştur. Suçlu ancak, ceza çekerek ruhen temizlenir. Normal hale dö­ner. Bu sebeple, cezada “kefaret” esasına yer verilmelidir. Bu hem suçlu için gerektir ve hem de kamu vicdanını tatmin bakımın­dan gereklidir. Ve yine, mademki suçlu, ancak cezasını çekerek huzura ulaşmakta­dır, o halde, ceza suçlunun hakkıdır. Ceza, suçlunun faydasınadır. Bunun içindir ki, Eflatun, “en bedbaht insan, cezasını görmeyen suç­ludur ” demiştir.

-Cezanın bir “korkutma” yönü vardır: Bu yüzdendir ki, ceza umumi bir önleme ted­biridir. Suçlulara verilecek ceza, suç işleme temayülünde olan pek çok kimseyi kor­kutmak suretiyle, bu düşüncesinden vaz geçirir.

Ceza’da bir “uslandırma” niteliği de var­dır: Bu sebeple, ceza bir hususi önleme tedbiridir. Suçluya ceza vermek, onu, yeni­

Tags: 

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.