Hindistan'ın Başkenti Yeni Delhi


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

delhi

Yeni Delhi Hindistan’ın başkentidir. Şehir merkezinin nüfusu 321.883’tür. Kırsal kesimlerle birlikte yerleşim alanının tamamının nüfusu ise 17.753.087’ü bulmaktadır. Şehrin yüzölçümü 42 bin km2 dir. Hindistan'ın 2. ve Asya’nın 13. büyük şeh­ridir. Ganj’ın bir kolu olan Cemne ırmağının batı kıyısı üzerinde, denizden 215 metre yüksekliktedir. Bugün 1.485 km2’Iik bir eyalet halindedir ki, federal başkent sahasıdır. Nüfusun 400.000 kadarı Müslüman'­dır. Gerisi Hindu’dur. Hindi ve Urdu leh­çeleri konuşulur. İngilizce herkesçe anlaşı­lır.

Delhi bölgesi, daha Gazneli Mahmut’un fetihlerinde, 1000 yılından hemen sonra Müslüman Türkler’ in eline geçmiş, 1200’e doğru Hindistan Türk imparatorluğunun taht şehri olmuştur. Basit bir Hindu kasa­basını Türkler, üst üste ve yan yana şehirler inşa ederek genişletmişler, çok büyük mi­marlık eserleri yaptırmışlar, bu şehirlerin bitişmesiyle bugünkü Delhi doğmuştur. Hükümet dairelerinin bulunduğu Yeni Del­hi, şehrin İngilizler zamanında düzenlen­miş bir kısmıdır. 1858’de yıkılıncaya kadar Hindistan Türk imparatorluğunun resmi merkezi, bazen Agra ve başka şehirlere gö­türülmekle beraber, umumiyetle Delhi ol­muştur. XVI-XVII. asırlarda çok büyüye­rek milyonluk bir nüfusa ulaşmış, dünya­nın en büyük ve zengin şehirlerinden biri haline gelmiştir (Timuroğulları zamanı). Sonraları gerilemeye başlamıştır. 1825’te 340, 1850’de 250, 1875’te 160 bine kadar düşen nüfus, İngilizler’ in Hindistan’ın merkezini Kalküta’dan gene Delhi’ye getir­meleri üzerine kalkınmaya başlamış, 1900’de 208, 1940’ta 522, Hindistan’ın is­tiklalinde 1950’de 1.700 bin olmuştur.

Şehirde Hindu eseri görmek zordur. Mo­dern binalar İngilizler, tarihi abideler tamamen Türkler tarafından yapılmıştır. Binlerce çok değerli Türk mimarlık eseri mevcuttur. Başta Kızıl Kale gelir. Türk mimarisinin şaheserlerinden biri ve TimurIu devri eseridir. Dünyadaki en azametli ve en güzel yapılardan biridir. Hindistan Türk imparatorları (son olarak İkinci Bahadır Padişah), 1858’e kadar bu kalenin içindeki sarayda oturmuşlardır. Yedilerce adı ‘’La’l-Kal’a”dır. Camiler muhteşem ve Os­manlı zevkinden farklı olarak çok süslüdür. Türk padişahlarının türbeleri de anıt­kabirler halindedir. Kutb-Minar, 1200’lerin eseridir. 74 metre yüksekliğinde, 376 basa­makla çıkılan bir zafer anıtıdır. Sultan Aybey başlatmış, Sultan İltutmuş tamamlatmıştır.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.