Doğunun Kadim Şehri Malatya


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

MALATYA, Doğu Anadolu bölgesinin yu­karı Fırat bölümünde bir şehir ve il merke­zi. Malatya ovasının güney kenarındadır. Bugünkü yerine XIX. yüzyılda yerleşmiş­tir. Çevresinde bağlar ve bahçeler bulun­maktadır. Güneyinde Bey dağı vardır. Suyu bol bir yerdedir.

Malatya yöresine, çok eskiden yerleşilmiş olduğunu belirten höyüklere ve taş eserlere rastlanmıştır. Şehir, birkaç kez yer değiştir­miştir. İlk kurulduğu yer, şimdiki Malat­ya'nın 4 km. kuzeydoğusunda bulunan Aslantepe höyüğüdür. Burada yapılan kazı­larda Hititlere ve Asurlulara ait saray kalın­tıları ortaya çıkarıldı. Buradaki Hitit şehri­nin çivi yazısıyla yazılmış belgeye göre adı­nın Mildiya olduğu belirtildi. Bu ad, Asurlulardan ve Urartulardan kalan belgelerde Milidya, Melid, Melidi olarak geçmektedir. Yüzyıllar sonra Roma İmparatorluğu döneminde M.S. I. yüzyılda yeniden kurulan şeh­re Militene (Melita) adı verildi. Müslümanlar buraya Malatya dediler. Böylece bu şeh­re verilen ad, büyük bir değişikliğe uğra­madan günümüze kadar gelmiştir.

Malatya, İ.Ö. XII. yüzyıla kadar Hitit devle­tinin yönetiminde kaldı. Friglerin bu devle­ti yıkmalarından sonra Malatya kü­çük bir Hitit devleti­ne başkent oldu.

Asur hükümdarı I. Tiglatpleser tarafın­dan İ.Ö. 1114 yılına doğru vergiye bağ­landı. Bir süre Kargamış krallığının yö­netimine girdi. Yeni­den Asurlulara vergi vermek zorunda kal­dı. LÖ. 800 yıllarında Urartuların yönetimine geçti. Asur kralı II. Sargon İ.Ö. 710'da Malatya'yı alarak buranın halkını başka yerlere sürdü. Mezopotamya'nın güneyin­den tutsak aldığı halkı buraya yerleştirdi. Malatya'da bir Asur sarayı yaptırdı, Asur devleti yıkıldığı sırada halkın buradan ay­rıldığı sanılmaktadır. Küçük Malatya dev­leti, 440 yıl kadar sürmüş, 23 hükümdar adı belirlenmiştir.

Romalılar, İ.S. I. yüzyılda, eski Hitit şehri­nin 4 km. kuzeyinde ve 100 m. kadar alçak­ta olan ova içinde Militene adıyla bir kamp şehri kurdular. Çevresine sur yaptılar. Mili­tene, imparator Trayanus zamanında (98117) büyük bir şehir oldu. Diokletianus döneminde önem kazandı. Konstantinus zamanında yapılmasına başlatılan surlar, Justinianüs tarafından 532'de bitirildi. İmparatorluğun doğu sınırlarında önemli bir savunma kale­si oldu. Malatya,

VII. yüzyılda Müslümanların eline geçti. Doğu Roma imparatorluğu şehri geri aldı. Muaviye'nin Suriye valiliği sırasında Müslümanlar bir baskınla Malatya'yı yeniden ele geçirdiler. Anadolu seferleri için bir karargah yaptılar. İslâm imparatorluğunda iç karışıklıklar çıkınca Müslümanlar buradan ayrıldı. Çevredeki köylüler Malatya'ya yerleşti. Şehir bundan sonra İslâm imparator­luğu ile Doğu Roma imparatorluğu arasın­da birkaç kez el değiştirdi. Abbasi halifesi Mansur zamanında yeniden kuruldu. As­kerler için büyük kışlalar yapıldı; savunma önlemleri alındı. Göç edenler geriye dön­düler. Harun Reşit ve Me’ mun zamanların­da Malatya, Doğu Roma imparatorlu­ğuna karşı bir üs olarak kullanıldı. X. yüzyılın ilk yansın­da Malatya yine sa­vaş alanı oldu. 934 yılında Rumlar hile ile şehre girdiler. Halk buradan ayrıldı; surları yıkıldı. Daha sonra Hemedan emiri Seyfüd- devle birkaç kez Malatya yöresine akın yaptı. İmparator Nikeforos Fokas, Suri­ye'den getirttiği Hristiyanları buraya yer­leştirdi. Zaman zaman bu bölgede kurulan küçük devletlerin yönetimine geçti. 1058'de şehrin çevresinde Türk akmaları görüldü. Doğu Roma imparatoru, Malat­ya'nın surlarım yeniden yaptırdı. Eski hal­kın şehre dönmelerini, sağladı.

Anadolu Selçuklu sultam I. Kılıç Arslan, Malatya'yı kuşattı. Haçlıların Anadolu'ya girdiğini haber alınca (1096) geri döndü. 1101'de şehir Danişmentlerin yönetimine geçti. Haçlıların saldırısına uğradı. I. Kılıç Arslan 1106'da Malatya'yı aldı. 11124'te ye­niden Danişmentleler bağlandı. II. Kılıç Arslan 1178'de Malatya'yı ülkesine kattı. II. Kılıç Arslan'ın oğulları arasında el değiştir­di. Kösedağ savaşından (1243) sonra Mo­ğolların baskısı altında kaldı. 1316'da Memlûklerin eline geçti. Osmanlılar Yıldı­rım Bayezid zamanında Malatya'yı aldılar (1399). Kısa bir süre sonra Timur, bu şehri ele geçirdi. Dulkadiroğulları, Timur'un Anadolu'dan ayrılmasından sonra Malat­ya'ya egemen oldular. Memlukler de bu şehri, yönetimleri altında tutmaya önem verdiler. En seçkin komutanlarını Malat­ya'ya vali olarak gönderdiler. Yavuz Sultan Selim, Suriye ve Mısırı aldıktan sonra Dulkadiroğulları beyliğine son verdi. Malat­ya'yı da Osmanlı imparatorluğuna kattı (1517). Malatya, böylece sınır şehri olmaktan kurtuldu. XVII. yüzyılda Celali ayak­lanmalarında soygunlara uğradı. Halk çok zarar gördü.

XIX. yüzyılda Hafız Mehmet Paşa. Kavalalı Mehmet Ali Paşanın kuvvetleriyle savaş­mak için orduyu Elazığ'dan Malatya'ya ge­tirdi (1839), Halk, Aspuzu denilen bağlar bölgesinde yazı geçirdiği için, askerler şe­hirdeki boş han, ev ye köşklere yerleştirildi. Malatyalılar kışı da bağ evlerinde geçirdi­ler ve artık şehre dönmediler. Burada yeni bir şehir kuruldu. Malatya, adını değiştir­meden üçüncü kez yer değiştirmiş oldu. Kısa sürede gelişti. Önemli iş merkezlerin­den biri durumuna geldi. Malatya, Osman­lılar zamanında Maraş'a, Diyarbakır'a ve Elazığ'a (Elaziz) bağlı sancak merkezi ve mutasarrıflık oldu. Cumhuriyetin ilanın­dan sonra il yapıldı (1923). Buradaki önem­li eserler, bugünkü Malatya'dan 12 km, ka­dar uzakta bulunan eski Malatya'dadır. Malatya kalesi, İ.S. I. yüzyılda Roma impa­ratoru Titus tarafından yaptırılmıştır. Doğu Koma imparatoru Justinianus 532'de onarttı. Saldırılar sonucunda yıkılan kaleyi en son Selçuklu sultanı O. Kılıç Arslan onartmıştır. Günümüzde sağlam durumda değildir. Planı yamuğa benzer. Batı cephesi 800 m. kuzey cephesi 500 m. doğu cephe­si 350 m. ve güney cephesi 750 m. uzunluk­tadır. 94 kule ve burcu, 11 kapısı vardır. Surlar ve burçlar düzgün taşlarla yapılmış­tır. Kale, 20 m. yükseklikte iki surla çevrili­dir. Ulucami, Eski Malatya'daki en önemli eserlerden biridir. Yakupoğlu Mansur tarafından 1224'te yaptırılmıştır. Sonraki ona­ranlarla değişikliğe uğramıştır. Avlunun çevresindeki revakları, eyvan ve mihrap önü kubbesiyle İran'daki Büyük Selçuklu camilerine benzer. Yapıldığı dönemden ka­lan çini, mozaik ve sırlı tuğla süsler, ilgi çekicidir. Çok güzel olan ahşap minberi An­kara Etnografya müzesindedir. Akminare camisi, surların dışında Zaim Yusufoğlu Himmet Bey tarafından 1574'te yaptırılmış­tır. Kare planlıdır. Kesme taştan yapılmıştır. Bir kubbe ile örtülüdür. Ana yapıdan biraz uzakta olan minaresi tek şerefelidir. Karahan camisi, surların dışında Karahan mahallesindedir. Hüsrev Bey tarafından 1533'te yaptırılmıştır. 1900 yılında onarım görmüştür. Kare planlı küçük bir camidir. Minaresi on altı köşelidir. Sitti Zeynep tür­besi, surların dışında Karahan mahallesin- dedir. XIII. yüzyılda yapılan bir Selçuklu eseridir. Sekizgen olan gövdesi kesme taş- i tan yapılmıştır. Sekizgen bir külah ile örtü­lüdür. Hacınefisehatun türbesi Meydanbaşı mahallesindedir. Kare planlı ve kubbelidir, Silahtar Mustafapaşa kervansarayı. Eski Malatya'nın batısında Alacakapı mahalle­sindedir. IV. Murat'ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa tarafından 1637'de yaptırıl­mıştır. Batı yönü restore edilmiştir. Diğer yerleri yıkık durumdadır. Osmanlı dönemine ait önemli bir yapıdır. Eski Malat­ya'da yıkık durumda daha birçok eser bu­lunmaktadır.

Yeni Cami, bugünkü Malatya'nın en büyük ı camisidir. 1913'te yeniden yapılmıştır. Büyük kubbe çevresinde dört küçük kubbe vardır. Duvarlardaki ve kubbelerdeki pen­cereler camiyi aydınlatmaktadır. Son cema­at yeri altı sütunlu ve beş kubbelidir. İki mi­naresi iki şerefelidir.

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.