Anlam Bilimi (Semantik) Hakkında Genel Bilgi


data-ad-client="ca-pub-8447255288543551"
data-ad-slot="3941138620"
data-ad-format="auto">

Semantik, lengüistik(dilbilgisi) nin dili an­lam açısından inceleme konusu yapan dalıdır, anlam bilimi olarak da ifade edilir. Kelime, terim, anlam, şümul, eş anlamlılık (synonymie), çokanlamlılık, istiare (métaphone), Mecaz-ı Mürsel (metonymie), anlam değişmeleri (anlam daral­ması, anlam genişlemesi, ...) sesteşlik (ho­monymie) vb. semantiğin inceleme konu­sunu teşkil eder.

Semantiğin bazı konularının Eski Hint’te MÖ. V. yy’ da ele alındığı bilinmektedir. Yaşka ve dil bilgini Paninin yazdıkları eserler ve daha sonra bunları inceleme ko­nusu yapan Hint dil bilginlerince kelimele­rin, nesnelerin kendisini mi, türünü mü gösterdikleri, harflerin anlamlı olup olma­dıkları üzerinde durulmuş, Nagesa Bhatta keli­me ile nesne arasındaki ilişkilerle ilgili teo­riler geliştirmiştir.

Eski Yunan’da da Platon kelime nesne iliş­kisi üzerinde durmuş, Kratylos adlı eserinde bunların aralarında tam bir uyum olduğu­nu öne sürmüştür. Aristoteles, dildeki ifadele­rin ruhi intihaların (izlenimlerin) işaretleri olduğunu söylemiş, Diogenes ve Epikuros da kelimelerin gelişigüzel, keyfî doğmadığını, her milletin, insanların yapısına uygun bir izlenim ifadesi olduğunu iddia etmişlerdir. John Locke, kelimelerin anlamı üzerinde durmuş, Francis Bacon, Leibniz, Herder, Wilhelm von Humboldt da dilin düşünceyle olan ilgisini araştırmışlardır. Leibniz, zihnin işleyişini en iyi dil unsurlarının semantik açıdan çözümlenmesinin göstereceği görüşündedir.

Bir bilgi dalı olarak semantik, ancak XIX. yy’ da önem kazanmıştır. Alman dilcisi K. Reiesig 1826–27 yıllarında "Latin Dilbilimi Üzeri­ne Dersler” adlı eserinde Yunanca “anlam” kelimesinden türettiği semasiologie adıyla anlambilim (semantik)i kurmuştur. O, anlambilimi dilbilgisinin bir dalı olarak dü­şünmüş ve bu bilgi dalının problemlerini genişliğine incelemiştir. Arşene Darmesteter, “Kelimelerin Hayatı” adlı eserinde anlam konusunu, anlam olaylarını, değişmelerini şe­kil meseleleriyle birlikte incelemiştir. An­cak, anlambilim, Fransız dilcisi Michel Breal’le yeni ve ayrı bir bilim dalı olarak doğmuştur. 1883’de semantik kelimesini ilk defa kullanan bilgin, Essai de Semantigue (1897) adlı eserinde, inceleme yanında ku­rallar da koymuştur. Danimarkalı dilci K. Nyrop, Fransızca üzerinde semantik incele­meler yapmıştır.

Ferdinand de Saussure’e kadar bir çok dilci ve filozof anlam ve anlam değişmeleri Üzerin­de durmuş ve kelimeyi esas almışlardır. F. de Saussure dilbilimine bütünlük anlayışını getirmiş eşzamanlılık, art zamanlılık metotlarını çalışmalara hakim kılmıştır. Bilgi­nin, dilin bütün unsurlarının birbirleriyle sıkı ilişkisi olduğu, birbirini tamamladığı yolundaki görüşü benimsendikten sonra kelimeden dilin diğer unsurlarına ve dilin bütün olarak işleyişinin anlam yönüne ge­çilmiş ve inceleme konusu yapılmıştır. Fransa ve Almanya'da yapısalcılığı anlam - bilme uygulayan yeni bir anlayış doğmuştur. Jost Trier ve Greimas genel olarak dil, bir dilin anlam özellikleri, kelime hazinesinin bu açıdan incelenmesi, istatistiklere dayalı olarak anlamla kelime hazinesi arasındaki ilişki üzerinde durmuşlardır.

A. Korzbski, dilin gerçekle ilişkisinden, ruh ve sinir hastalıklarına kadar çok çeşitli kanun­ları inceleme konusu yapmakla genel an­lambilim akımını, anlayışını doğurmuştur. Chomsky, Katz ve Fodor’la yorumlayıcı anlambilim (interpretative semantics) ile Lacoff, Mc Cawley ve Chafe gibi bilginlerce jeneratif an­lambilim (generative semantics) adında iki ayrı akım daha vardır ve bu iki akım ara­sında bir çok konu tartışmalıdır.

Davranışçı anlambilim (behaviourist se­mantics) dili, insan davranışlarının Özel bir biçimi olarak kabul etmekte ve bu görüş bazı dil bilginlerince de benimsenmektedir. Amerikan ruhbilimcilerinin yanı sıra man­tıki anlambilim diye son yıllarda gelişen başka bir akım daha vardır.

Semantiğin inceleme konuları, sınırları, prensipleri vb. gibi hususlarda çok farklı görüşlerin varlığı görülmektedir, özellikle son yy’ da gittikçe önem kazanan semantik, artan araştırmalarla birçok soruları cevap­landıracak ve kendisine bir çerçeve çizeceğe benzemektedir. Son yıllarda ülkemizde de bu yöndeki araştırma ve incelemelerin yayınlandığı, Türkçe'nin bu yönden ince­lendiği görülmektedir.

Tags: 

kategori: 

Yeni yorum ekle

Zircon - This is a contributing Drupal Theme
Design by WeebPal.